basîret


basîret
(A.)
[ تﺮﻴﺼﺑ ]
görüş, ileriyi görme gücü.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • basiret — is., Ar. baṣīret Doğru görüş, uzağı görüş, seziş, uyanıklık, anlayış, kavrayış, dikkat, sağgörü, önsezi Kanal ı müdafaa edenler, yüz millik cephe üzerinde çok basiretle vazife görmeye mecbur idiler. F. R. Atay Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • BASİRET — Hakikatı kalbiyle hissedip anlama. Kalbde eşyanın hakikatlarını bilen kuvve i kudsiyye. Ferâset. İm ân ı dikkat. * İbret alınacak hidâyet sebepleri. Beyyine. Hüccet. * Bir evin iki tarafının arası. * Yer üstündeki kan. (Bak: Süveydâ i kalb …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • basiret — doğru görüş; uzağı görüş; önceden görüş; seziş; uyanıklık; anlayış; kavrayış; dikkat; sağgörü …   Hukuk Sözlüğü

  • BASİRET-KÂR — f. Basiretli, ferâsetli, önceden gören …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASİRET-KÂRÎ — Basiretlilik, önceden görmeklik …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASİRET-İ KALB — Gönül uyanıklığı. Kalb basireti …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ADEM-İ BASİRET — Basiretsizlik, görüşsüzlük …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASAİR — (Basiret. C.) Basiretler. İbretli görüşler. Deliller. İbretler. Hüccet ve bürhanlar. Gözler. * Kalb duyguları …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BASİR — Basiret sâhibi ve anlayışlı olan. Hakikatları anlayan. En iyi ve en çok anlayışlı. Kalb gözü ile gören. * İt, köpek, kelp …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • ULÜ-L EBSAR — Basiret sâhibleri …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük